28 Mart 2003

bu.nu. yap.ma. neden bilmem ama yapma. kedi...

26 Mart 2003

Why each of us must choose
I`ve never understood
One special friend
One true love
Why each of us must lose everyone else in the world

24 Mart 2003

oldugum yerden yavasca o kupaya uzanip kocaman bir yudum alabiliyordum ve o kadar zaman gecmemis gibi o telefonun tuslarini "tus"layabiliyordum. ama kimse acmiyordu, bilmiyordu ben oldugumu bilse de acmayabilirdi. neden? sorusunu sormaya vakit birakmadan yapilan eylemlerden duyulan sey pismanlik midir? yoksa baska bir sey mi? tartismaya acik olmak ama enerjisi olmamak, sadece bir kupa daha cay istemek... bir de sevmek...

23 Mart 2003

bir kese kagidi seker... sonrasinda sen geliyorsun, cunku ben her seferinde sana donuyorum. senin kim oldugunu bilmemenin verdigi rahatlikla. seni bilmemenin verdigi rahatlikla seni terkedebilecegim kadar senden hic ayrilmayabiliyorum.

yalnizlar bencildir
benciller de yalniz...

22 Mart 2003

bir haftada olanlar hic bi zaman bir haftada olmayanlara esit olamaz ama yine de sansini deneyebilir. basim her dustugunde bi pamuk diledim ben ama olmadi ki. olmaz zaten. sessiz sakin duslerden cikip karabasanlara dalmak gibi hani sanki, sen hareket isterken onlar sana karmasa verir. duman doldu.

13 Mart 2003

cok fazla sey dolanirken icerde bi yerde gulumsememi yuzume yapistirmadan tasiyabildim ama o icini acip bak bu senin icindi dedigi zaman kendine kizmak mi kaldi yoksa ne... silecekler son hiz calisirken bir zamanlar hic bilmedigim bi yoldan donerken neden o kollarin arasinda uyudugumu dusunuyordum... simdi cok az sey dusunuyorum ama bi kutuphanecinin neden "garip" ve sorunlu olabilecegini biliyorum. gidecek daha iyi bi yerin yoksa ve bulunmak istemiyorsan...

10 Mart 2003

yazilanlar kirmizi kapliya yazilmamisti ama kirmizi kaplanmisti. benim kalbim ilk atmaya basladigi zamansa yazilanlarin hepsi kirmizi kapli bi defterin icine yazilmisti. hala dokulup saciliyor o defter zaman zaman...
her seyi bildigin bir seye benzeterek yasardin...
yasiyormusuz...

Levent Yilmaz

ben de herkesi bildigim bir seye benzeterek yasiyormusum... bir zamanlar seni yari yolda birakip gitmistim, sonra sana da bana da kalan birbirimize verdigimiz sozlerdi. hayata giren yeni insanlarin betimlenmesi. ilk fireyi sen vermistin benim ikinci fireyi vermemem icin de sormadiklarimi soylemedin. simdi teke dustun ama yine bana soylemiyorsun. yanimdaki cizgide birisini goruyordum cok fazla debelenmisim oldugum yerde artik kimseyi gormuyorum. ama uzaktan sesini duyuyorum, betimleme yapmak istiyor bu ses...

8 Mart 2003

uzun seneler okuduklarindan edindigin vizyonu kuran insani bir anda karsinda gorunce kitlenir ellerin , sen bile farketmeden. koca sinema salonunda onun yanina otursaydin ne olacakti diyen bi adami gordugun zaman ne diyebilirim ki demenin otesine gecemiyorsun... oysa desen, hani belki dile gelsen. yazdiklarina inanmaman gerektigini ondan duysan.. vazgecsen. tam zamaninda karsina ciktigini dusunsen ama tek kelime edemesen... teorinin kurucusu yalan oldugunu soylemeden o teoriye inanir insan... bugun o sen misin deseydim bana butun bunlarin yalan oldugunu soyler miydi acaba...
beni anlaman icin anlattikca
kendini ariyorsun anlattiklarimda
beni anlamak umurunda degil.

kendini anlattikca
beni ariyorsun anlattiklarinda
beni anlamak umurunda degil.

ozer bal

kokun ne kadar guzel derken bile bilinc altinda baskasini kokluyorsun. sonradan farkediyorsun ki ne tad ne ses ne koku... hic biri silinmiyor bellekten. yer ettikten sonra "yeni" sandigin insanda sadece su yuzune cikiyor... sen aslinda bunu herkes icin yapiyorsun, cunku ben de yapiyorum, herkes gibi... sen anlattikca gecmisinden bisi bulamazsan bende gozlerinin feneri sonuyor sanki, diyemiyorsun ki ben bunu bilmiyorum. denmez ki zaten... ya da bilmiyorum denir mi...

susmak gariptir... gariplik bi derece iyidir... eloise she was something to live for and i guess something to die for... ama hic tanimadigin birisini aglatmak ne guzeldir ne de gariptir. catal olur o diller baskasina batarken ve sen buna yasanmislik dersin. herkesi ayni yerde tutamazsin ki tutmamalisin. cunku kirmamalisin insanlari. homojen olmayan toplumlarda en az bir kisi kirilmaya mahkumdur, iclerinde acik sozlu birini barindiriyorsa o toplum. yolun ortasinda yanima gelip bak cok ustelemek istemiyorum demek gibidir yolun ortasinda durup ben naaptim demek. herkesin kendi karin agrisi varken ben nasil kendi karin agrimin derdine dusebilirim ki. naaptim ben desem yeri midir bi de bunu sormak var.

5 Mart 2003

havanin cok sicak oldugu bi anda o upuzun tiril tiril etegi kafasina gecirmesi kadar aniden dokulmustu eteklerinden hersey. hani sanki birileri ustune basicakti ya da birileri bisilerini asiracakti, o kadar hizli toparlanmaya basladi ki. ama tabi ki yapamadi yetisemedi. birakti. birer birer dokulmelerini yuvarlanip gitmelerini izledi. huzunlerin. nasilsa geri geleceklerdi ona. o anlik rahatlama aslinda iyi gelmisti de hani sonrasindaydi akli. yamalar vardi eskiden renkli renkli yirtik ya da sokulmus bi yerin uzerine konurdu, kalmadi ki yama artik...

3 Mart 2003

hani ne olacakti gitseydi diye dusundu hayati boyunca. tunelde karsisinda dikilince de ayni seyi dusunuyordu asilnda. iskeleye gittigi zamansa yuzunun yarisini goruyordu. sakin sakin caprazinda durdu ve vapura binerken onu kaybettigini sandigi anda cantasindan tanidi. pesinden gitti karsisina oturdu ve gordugu yuzunun yarisinda kaldi akli. keske orda kalsaydi da gerisi onun hayalinde yasasaydi. kitabina gomulmesini engelleyecek bir sey kalmamisti...
biraz boyun agrisi bile o yataga uzanmaya yetebilirdi. o yatakta uyuyan birisi olsaydi eger. sicak olan sey yorgan olabildigi kadar baska bir ten de olabilir. zaman gelir soylenen her sey yutulur ama bu yuzden midir "zaman" gelene kadar butun sozler soylenir de sanki unutulma kredisinden calinir. cok konusulan zamanlarda nasil konudan uzaklasilirsa bu da ona benziyordu. iki yatagin arasina yere yatip uyumak ne kadar mantikliysa o yataga yatmak da o kadar mantikliydi. olaylari buyutme kredimden caliyordum bariz bi sekilde. bariz kelimesini sevmemistim ama kullanmistim. cok tatli duslerim vardi dun aksam, bana gece uc tane kabus olarak geri donduler. NuMB kalirsam belki citin icindekileri koruyabilirim.

1 Mart 2003

Things aren't what they seem
Makes no sense at all

son damlasina kadar disarda kalmak istiyordu. son damladan sonra hizli bir sekilde kuruyup olecekti, yesilligi de kalmayacakti guzelligi de. cok renklenmisti ortam bi anda cok rahatsiz olmustu gozu. neden bilmez. her yerden bir renk gelmisti sanki. cok renkliydi gozunu aliyordu. hosuna gitmedi ama kipirdayamadi. eli yavasca masaya dusunce basi da onu takip etti. ne guzel seydi uyuya kalmak herkes bu kadar canliyken....