eskiden her şeyin bir adabı vardı
spam mail gelirdi altı üstü 3kb ya da 5 kb
şimdilerde maşallah spam mailler bile 140kb 150kb
bir de anlamadığım bir şey var ki
siteler kırk saatte açılırken
bu kırk saatte açılan sitelerde log out'a basınca
maksimum 3 ya da 5 saniyenizi alıyor
26 Şubat 2005
dal sarkar hatun kalkar
hatun kısmısının ne kadar pis olduğuna dair ve özellikle kız yurtlarına dair
muhtemelen bir ton şey duymuşsunuzdur ama yemin ederim hatunlar
klozet kapağına erkeklerden daha çok işerler... aarggh!
ve neden bilmiyorum ama regl olduklarını yedi düvele duyurmak isterler
özellikle tuvaletlerdeki çöp kutularında... arrggh! the second
yani demem o ki tuvaletten çıkan kıza bakıp ulen amma taşmış dedikten
sonra arkasından tuvalete girince bunu yapan insan olamaz diyorum
bir keresinde tuvaletin pis olduğunu düşünüp üstüne tüneyen birisinin
ayağı kaymış ve klozetin içine düşmüş, artık gülmenin öte bir noktasıydı benim için...
hatun kısmısının ne kadar pis olduğuna dair ve özellikle kız yurtlarına dair
muhtemelen bir ton şey duymuşsunuzdur ama yemin ederim hatunlar
klozet kapağına erkeklerden daha çok işerler... aarggh!
ve neden bilmiyorum ama regl olduklarını yedi düvele duyurmak isterler
özellikle tuvaletlerdeki çöp kutularında... arrggh! the second
yani demem o ki tuvaletten çıkan kıza bakıp ulen amma taşmış dedikten
sonra arkasından tuvalete girince bunu yapan insan olamaz diyorum
bir keresinde tuvaletin pis olduğunu düşünüp üstüne tüneyen birisinin
ayağı kaymış ve klozetin içine düşmüş, artık gülmenin öte bir noktasıydı benim için...
25 Şubat 2005
24 Şubat 2005
şu meretin başında ne kadar çok vakit geçiriyorum
temiz hava alınca arınmış hissediyorum kendimi
eh tabi bu kadar vakitte insan geziyor tozuyor sanal alemde
nasıl insan profilleri, ne insan katalogları aman allaaam
insanların son dönem eğlencesi sosyete dergisi karıştırır gibi
birbirine link gönderip "öğğ burna bak, aa kaşa bak" demek oldu
hatta "aa, bu bizim komşunun kızı, pısırıktı ne hale gelmiş"
dendiği de göze çarpmakta zaman zaman ki gözümüz çıksın
bunun bir sonraki evresi daha da komik oluyor ki başıma da geldi
artık zilyon tane komünite var biliyorsunuz zaten
ama en revaçta olanlar işte sozluk, dev-art, 80630 filan
daha da vardır elbet ama benim mecalim yetmiyor fazlasına
burda gördüğünüz adamları sanki kırk yıldır tanıyormuş gibi
sağda solda görüp selam vermeye yeltenmek
nasıl bir şartlı-şartsız reflekstir anlamıyorum
ben bir keresinde istiklalde giderken "ehehe, yorum için sağol"
deyiveriyorum hiç tanımdaığım birisine, avatarların gözü körolsun diyorum
zaten en geç bir sene içinde herkes istanbulun alemlere akan
insan profilini ezberlemiş olacak, herkes komşunun kızı olacak...
temiz hava alınca arınmış hissediyorum kendimi
eh tabi bu kadar vakitte insan geziyor tozuyor sanal alemde
nasıl insan profilleri, ne insan katalogları aman allaaam
insanların son dönem eğlencesi sosyete dergisi karıştırır gibi
birbirine link gönderip "öğğ burna bak, aa kaşa bak" demek oldu
hatta "aa, bu bizim komşunun kızı, pısırıktı ne hale gelmiş"
dendiği de göze çarpmakta zaman zaman ki gözümüz çıksın
bunun bir sonraki evresi daha da komik oluyor ki başıma da geldi
artık zilyon tane komünite var biliyorsunuz zaten
ama en revaçta olanlar işte sozluk, dev-art, 80630 filan
daha da vardır elbet ama benim mecalim yetmiyor fazlasına
burda gördüğünüz adamları sanki kırk yıldır tanıyormuş gibi
sağda solda görüp selam vermeye yeltenmek
nasıl bir şartlı-şartsız reflekstir anlamıyorum
ben bir keresinde istiklalde giderken "ehehe, yorum için sağol"
deyiveriyorum hiç tanımdaığım birisine, avatarların gözü körolsun diyorum
zaten en geç bir sene içinde herkes istanbulun alemlere akan
insan profilini ezberlemiş olacak, herkes komşunun kızı olacak...
salak insanlara tahammül edemiyorum dedikçe
amip gibi çoğalıyorlar, sakin bir yalnızlığım var
ama en azından kimseye bir şey açıklamak zorunda değilim
ender olarak eski arkadaşları görmeye çıktığım zaman
yeterince eski olmayan kahraman rıdvanlar yapılanı
yedi düvele duyurma isteğiyle yanıp tutuştuğu zaman
ki konuyla ilgili uyarılmış olmasına rağmen aksini yaparsa
size sadece oturup kırdığınız tarafı dinlemesi kalır
eğer birisini aramadıysanız ve onu kırmak istemiyorsanız
görmemişler gibi bak biz bunu yaptık demezsiniz
ama böyle durumlarda ne küfrü elden bırakırsınız
ne de siniri, ha ne olur? bir kişi eksik buluşursunuz
kimse ölmez, eskidenmiş böyle şövalyelikler
şimdi büyümüşüz paşa paşa şarabımızı içer evimize gider olmuşuz
sonra da ağzımızı açmaz olmuşuz... hey gidi heeeey...
amip gibi çoğalıyorlar, sakin bir yalnızlığım var
ama en azından kimseye bir şey açıklamak zorunda değilim
ender olarak eski arkadaşları görmeye çıktığım zaman
yeterince eski olmayan kahraman rıdvanlar yapılanı
yedi düvele duyurma isteğiyle yanıp tutuştuğu zaman
ki konuyla ilgili uyarılmış olmasına rağmen aksini yaparsa
size sadece oturup kırdığınız tarafı dinlemesi kalır
eğer birisini aramadıysanız ve onu kırmak istemiyorsanız
görmemişler gibi bak biz bunu yaptık demezsiniz
ama böyle durumlarda ne küfrü elden bırakırsınız
ne de siniri, ha ne olur? bir kişi eksik buluşursunuz
kimse ölmez, eskidenmiş böyle şövalyelikler
şimdi büyümüşüz paşa paşa şarabımızı içer evimize gider olmuşuz
sonra da ağzımızı açmaz olmuşuz... hey gidi heeeey...
23 Şubat 2005
i love this game
ev
bahçelievler
taksim
nişantası
taksim
karaköy
kadıköy
ev
göztepe
kadıköy
caddebostan
ev
evet biliyorum insan okurken bile yoruluyor
ve biliyorum nişantaşı kabak gibi sırıtıyor, bat zorunluluk bat
zira nedensiz bie şekilde ben yorulmadım - bonissimo
en güzel şeyler olmadık zamanlarda ya da gecenin bir köründe olur ya
dün gece otururken bir anda 7 sene önceki sıra arkadaşlarımı aradım
eh liseden bir arkadaşla buluşunca insan gecenin bir körü böyle yapıyor
pek komik ve saatin geç olmasının dışında bir tanesi nişanına davet etti
önce kafa buluyor sandım sonra sesindeki kaygı bana yetti, ne diyim...
ev
bahçelievler
taksim
nişantası
taksim
karaköy
kadıköy
ev
göztepe
kadıköy
caddebostan
ev
evet biliyorum insan okurken bile yoruluyor
ve biliyorum nişantaşı kabak gibi sırıtıyor, bat zorunluluk bat
zira nedensiz bie şekilde ben yorulmadım - bonissimo
en güzel şeyler olmadık zamanlarda ya da gecenin bir köründe olur ya
dün gece otururken bir anda 7 sene önceki sıra arkadaşlarımı aradım
eh liseden bir arkadaşla buluşunca insan gecenin bir körü böyle yapıyor
pek komik ve saatin geç olmasının dışında bir tanesi nişanına davet etti
önce kafa buluyor sandım sonra sesindeki kaygı bana yetti, ne diyim...
21 Şubat 2005
pikabın kapağı kırık haliyle tozlu bu plaklar
geçen sene ya da daha yakın bir zamanda pikabın kapağı kırıldı
konu çok şaibeli olduğu için kimse sorgulamıyor aslında
radyoydu pikaptı mp3 derken yemeyip içmeyin müzik dinlediğimiz
o güzide günlerin artık hayal olduğunu farkettim
araçtan öteye gidemiyor eskinin zevkleri bu günlerde
önce radiohead'in "true love waits" diye bir şarkısını arıyordu biri
ona yardım olsun diye şarkıyı aradım buldum çektim gönderdim
sonra başkası linda perry'nin "knock me out" şarkısını arıyordu
ayn kaderi paylaştı üç aşağı beş yukarı ama radiohead bu kadar vurucu olamadı
yaz zamanı doro'nun "babe I'm gonna leave you" coverı ile yatıp kalkıyordum
sanırım doroya kardeş getiriyorum playlistlerde
blog cd si için şarkı gönderenlere tekrar teşekkürler bu arada
hala şarkı göndermek isteyen gönderebilir
not:bu sitede neden yorum olmadığını merak edenlere naçizane
"yorum ekle" ekledim, kontak desem aynı, message board desem aynı
geçen sene ya da daha yakın bir zamanda pikabın kapağı kırıldı
konu çok şaibeli olduğu için kimse sorgulamıyor aslında
radyoydu pikaptı mp3 derken yemeyip içmeyin müzik dinlediğimiz
o güzide günlerin artık hayal olduğunu farkettim
araçtan öteye gidemiyor eskinin zevkleri bu günlerde
önce radiohead'in "true love waits" diye bir şarkısını arıyordu biri
ona yardım olsun diye şarkıyı aradım buldum çektim gönderdim
sonra başkası linda perry'nin "knock me out" şarkısını arıyordu
ayn kaderi paylaştı üç aşağı beş yukarı ama radiohead bu kadar vurucu olamadı
yaz zamanı doro'nun "babe I'm gonna leave you" coverı ile yatıp kalkıyordum
sanırım doroya kardeş getiriyorum playlistlerde
blog cd si için şarkı gönderenlere tekrar teşekkürler bu arada
hala şarkı göndermek isteyen gönderebilir
not:bu sitede neden yorum olmadığını merak edenlere naçizane
"yorum ekle" ekledim, kontak desem aynı, message board desem aynı
20 Şubat 2005
ilkokulun en trawmatik hikayesi kanımca "tahta çanaklar" olmuştur
yağmurda dışarı fırlayan küçük çocuğun tahtadan çanak oyması
bende neden böylesine derin izler bırakmış daha çözemedim
ama yemek masasında ters köşe yatan dialoglar sonucu
eski kuşaklar da bile etkili olduğunu görebilmekteyiz
bir anda "sende iyice tahta çanaklara benzettin" yorumu yapılınca şahsıma
ulen dedim "toplumsal kültür gözün çıksın arkanı da toplumsal bellek toplasın"
yağmurda dışarı fırlayan küçük çocuğun tahtadan çanak oyması
bende neden böylesine derin izler bırakmış daha çözemedim
ama yemek masasında ters köşe yatan dialoglar sonucu
eski kuşaklar da bile etkili olduğunu görebilmekteyiz
bir anda "sende iyice tahta çanaklara benzettin" yorumu yapılınca şahsıma
ulen dedim "toplumsal kültür gözün çıksın arkanı da toplumsal bellek toplasın"
kardesini sec
alternatif başlıklarım vardı tabi ki konuyla ilgili
amma velakin oluşuma saygı duyduğum için eşeklik etmeyeyim dedim
ama off-the-record; "kardeşini iyi seç"
biz üç blog olarak toplandık ve kendimize bir kardeş seçiyoruz
aynı şeyi yapmak isteyenler Kardeşini Seç'e bir uğrasın
alış-verişe gidip 24 kola alınca elinize tutuşturulan promosyon defter
eve gelince gazetelerin altını boylayacağına bu sefer de koliyi boylasın
doğuda kadın olmak, doğuda kız olmak, doğuda kız okutmak
bu başlıklar size yabancı değil, hem de hiç bir platformda...
ayrıca sabah varanlarımı yazmak istiyorum size;
varan1: adanada polisin "bu çizgiyi geçmeyin" şeridi bitince
şeridi bir çocuğa bağlamışlar ve yorulmasın diye esnaftan tabure
tedarik etmişler... tabure de vermişler yani...
varan2: her platformda beceriksizim diyenler için...
alternatif başlıklarım vardı tabi ki konuyla ilgili
amma velakin oluşuma saygı duyduğum için eşeklik etmeyeyim dedim
ama off-the-record; "kardeşini iyi seç"
biz üç blog olarak toplandık ve kendimize bir kardeş seçiyoruz
aynı şeyi yapmak isteyenler Kardeşini Seç'e bir uğrasın
alış-verişe gidip 24 kola alınca elinize tutuşturulan promosyon defter
eve gelince gazetelerin altını boylayacağına bu sefer de koliyi boylasın
doğuda kadın olmak, doğuda kız olmak, doğuda kız okutmak
bu başlıklar size yabancı değil, hem de hiç bir platformda...
ayrıca sabah varanlarımı yazmak istiyorum size;
varan1: adanada polisin "bu çizgiyi geçmeyin" şeridi bitince
şeridi bir çocuğa bağlamışlar ve yorulmasın diye esnaftan tabure
tedarik etmişler... tabure de vermişler yani...
varan2: her platformda beceriksizim diyenler için...
19 Şubat 2005
teknoloji hayatı kolaylaştırıyor mu zorlaştırıyor mu?
evet bir cosmopolitan sayısında daha beraberiz sayın okuyucular
msn bir havalarda "eğer yenisini yüklemezsen açmam bende bana ne" dedi
hadi onu yükledik, soulseek de ona özenmiş derken yeni arayışlara girdik
hub imiş, port imiş derken bize yine aynı programın yolları gözüktü
çizerek adres tarif etmeye yeni bir trend eklendi artık
o da çizerek program kurma trendi, havada uçar jpegler gifler...
evet bir cosmopolitan sayısında daha beraberiz sayın okuyucular
msn bir havalarda "eğer yenisini yüklemezsen açmam bende bana ne" dedi
hadi onu yükledik, soulseek de ona özenmiş derken yeni arayışlara girdik
hub imiş, port imiş derken bize yine aynı programın yolları gözüktü
çizerek adres tarif etmeye yeni bir trend eklendi artık
o da çizerek program kurma trendi, havada uçar jpegler gifler...
geçen gün dünyayı kurtardığım bir arkadaşla konuşurken
konuşmaya bir yerden "tutku" kelimesi sızdı
vardı, yoktu, yoksa kimde vardı, yenir miydi derken
bir an kendimle ilgili üç cümle kadar bir şey söyledim ve
sonrasında başarılı çıkarım yapmanın verdiği garip his sardı beni
insan hiç bir şey yapamayınca çıkarım yaparmış bunu farkettim
"evet saçım siyah,ee?" gibi bir durum oluyor bu da tam anlamıyla
çıkarımınızı alıp duvarınıza yapıştırıyorsunuz
her sabah uyandığınızda eğer tükürük tam isabet ederse 7 puan
ıskalar ama yaklaşırsanız 5 puan, karavana size bir fincan çay amortisi...
konuşmaya bir yerden "tutku" kelimesi sızdı
vardı, yoktu, yoksa kimde vardı, yenir miydi derken
bir an kendimle ilgili üç cümle kadar bir şey söyledim ve
sonrasında başarılı çıkarım yapmanın verdiği garip his sardı beni
insan hiç bir şey yapamayınca çıkarım yaparmış bunu farkettim
"evet saçım siyah,ee?" gibi bir durum oluyor bu da tam anlamıyla
çıkarımınızı alıp duvarınıza yapıştırıyorsunuz
her sabah uyandığınızda eğer tükürük tam isabet ederse 7 puan
ıskalar ama yaklaşırsanız 5 puan, karavana size bir fincan çay amortisi...
18 Şubat 2005
çağımızın hediyesi yemek
geçenlerde birisi "yemek yapalım, hediye edelim" dedi
gülmekten önce durumun tersliğini açıklamaya çalıştım
ama başarısız olmama ramak kala gülmeyi tercih ettim
bugün dostlar alışverişte görsüncülük oynadık bazı bazı
ama en eğlenceli kısmı yaptığım tercüme kısmıydı
benden sonra gelen resmi tercüman benden fazla bir şey söylemedi
hatta eksik olarak "amma boş konuştu" demedi
herkes yeterince gördüyse artık kalkalım dedik
vapur yollarında dünyayı ve şiveleri kurtardıktan sonra
şalvar denen kavramı tartıştık dört ayaklılarla
kavram karmaşasını da "seks aparatı" suçlamasıyla yaşadık
yorgun nesil beni çok güldürüyor bu ithamlarıyla
bir parça penyenin seks aparatı olduğu şu günlerde
siz hangi aparatları kullanıyorsunuz?
geçenlerde birisi "yemek yapalım, hediye edelim" dedi
gülmekten önce durumun tersliğini açıklamaya çalıştım
ama başarısız olmama ramak kala gülmeyi tercih ettim
bugün dostlar alışverişte görsüncülük oynadık bazı bazı
ama en eğlenceli kısmı yaptığım tercüme kısmıydı
benden sonra gelen resmi tercüman benden fazla bir şey söylemedi
hatta eksik olarak "amma boş konuştu" demedi
herkes yeterince gördüyse artık kalkalım dedik
vapur yollarında dünyayı ve şiveleri kurtardıktan sonra
şalvar denen kavramı tartıştık dört ayaklılarla
kavram karmaşasını da "seks aparatı" suçlamasıyla yaşadık
yorgun nesil beni çok güldürüyor bu ithamlarıyla
bir parça penyenin seks aparatı olduğu şu günlerde
siz hangi aparatları kullanıyorsunuz?
16 Şubat 2005
ehven-i şer
hangisi daha kötü uzun süredir düşünüyorum
çift cinsiyetli olmak mı çift kişilikli olmak mı?
sarmalı yeterince döndürürsen birbirine değiyor biliyorum
ama çift kişilikli olmak daha da kötü muhtemelen
dünya bu zamanlarda toz pembeden vernel mavisine kaçıyor
hele ki bir de mevzu bahis kişi yalan söylüyorsa oh oh
sabah sabah nerden çıktı bu şimdi böyle demeyin
sınıf çok karma olduğu için sosyoloğu da var psikoloğu da
hepsi garip garip hikayeler anlatıyor zaman zaman
sonra dönüp kendi hayatımdan eşleştirince ben pek gülemiyorum
ama olsun işte "benim bi arkadaşım" anlatmıştı kalıbı
ağıza tam istediğimiz gibi oturmayınca "ben bi keresinde" deriz
hangisi daha kötü uzun süredir düşünüyorum
çift cinsiyetli olmak mı çift kişilikli olmak mı?
sarmalı yeterince döndürürsen birbirine değiyor biliyorum
ama çift kişilikli olmak daha da kötü muhtemelen
dünya bu zamanlarda toz pembeden vernel mavisine kaçıyor
hele ki bir de mevzu bahis kişi yalan söylüyorsa oh oh
sabah sabah nerden çıktı bu şimdi böyle demeyin
sınıf çok karma olduğu için sosyoloğu da var psikoloğu da
hepsi garip garip hikayeler anlatıyor zaman zaman
sonra dönüp kendi hayatımdan eşleştirince ben pek gülemiyorum
ama olsun işte "benim bi arkadaşım" anlatmıştı kalıbı
ağıza tam istediğimiz gibi oturmayınca "ben bi keresinde" deriz

şehir dışına çıkmak iyi oluyor genelde
insan rahatlıyor yeni insanlar yeni yerler vesaire
sırf yolda olmak bile rahatlatıyor insanı ama
uyku sorunu olan insanların otobüse binmemesi gerektiğini
bir kez daha acı bie şekilde anlamış bulunuyorum

daha önce içmediğiniz yerlerde içmek ve hiç dinlemediğiniz
playlistleri dinlemek bazen eğlenceli olabiliyor
ama yerin yerlilerinin (evet sevdim bu tamlamayı) dediğine göre
"eğer yarışacak rakibin yoksa kendini yenilemenin ne gereği var"
düşüncesi sarmış bu mekanları; havalandırma konusunda...

bir çok şeye gülebilirim evet ama açıklaması güldüğüm şeyden komikse
bu durumda biraz komplike bir durum oluşuyor
her yerin kendine ait kültürü var olunca bir yerden gidip
diğre yerin kültürüne "öğğ" denmiyor tabe diyen eşektir

geleneklerine göreneklerine anıtlarına saygı duymak gerekiyor
aynı şeyin heykelini elli kere görsen bile duyduğun bu saygı
seni aşmalı bazı bazı, gel bize bazı bazı, sebzelerden pazı

çok güzel kahve yapıyorsa bir yer orda saatlerle oturmalı
elalemi çekiştirmeli, brownie yemeli ve insanın evinde hissetmesi gerçek olmalı
not: bu seferde böyle oldu resimli kitap hesabı...
ve benden size bir çift laf blog camiası;
"blogların üzerinde yürümek yasaktır!"
6 Şubat 2005
geçen gün ispanyolca hocasına "kaşla göz arasında"yı anlatırken
gülme tutmuştu ama kaşla göz arasında yağan karı görünce pek gülemedim
eskiden olsa okul gak guk filan tatil olurdu
şimdi evde içilen kahvelerin tadı bile buruk oluyor
bir fincana bikini bir fincana boxer çizip ikisini aynı anda kullandırmayanlar utansın
foto bakıt diye foto yüklemey yarayan kendi çapında başarılı
bir site mevcut ve bu sabah gözüme ilişen "blog" tuşuyla
pek sevimli gözüken amma velakin sitenizin dizyanını darma duman eden
bir özelliğe sahip kendisi
yine de gidin görün deneyin derim, direk fotoğrafla beraber blog unuza bağlanıyor
ve post yazmanızı sağlıyor, ben de beynime bişi taktırıcam
bilgisayarı açmadan benim için blog giricek
içinizden birileri anahtar kelimeleri verdiğini sanıyor tam şu anda
eh işte o insanlar da olmasa hayatın ne tadı kalır...
gülme tutmuştu ama kaşla göz arasında yağan karı görünce pek gülemedim
eskiden olsa okul gak guk filan tatil olurdu
şimdi evde içilen kahvelerin tadı bile buruk oluyor
bir fincana bikini bir fincana boxer çizip ikisini aynı anda kullandırmayanlar utansın
foto bakıt diye foto yüklemey yarayan kendi çapında başarılı
bir site mevcut ve bu sabah gözüme ilişen "blog" tuşuyla
pek sevimli gözüken amma velakin sitenizin dizyanını darma duman eden
bir özelliğe sahip kendisi
yine de gidin görün deneyin derim, direk fotoğrafla beraber blog unuza bağlanıyor
ve post yazmanızı sağlıyor, ben de beynime bişi taktırıcam
bilgisayarı açmadan benim için blog giricek
içinizden birileri anahtar kelimeleri verdiğini sanıyor tam şu anda
eh işte o insanlar da olmasa hayatın ne tadı kalır...
id tiroid ego süper ego
insan korktuğu şeyle dalga geçermiş
insan korktuğu şeyle dalga geçerek onunla başa çıkarmış
sarı çizmeli mehmet ağa, mehmet ağa sarı çizmeli
miki ruka olan bütün saygımı ve sevgimi rumble fish'te bırakmak istiyorum
zira arkasından izlediğim filmlerde garip ruh hallerine büründürdü beni
misal en son örneğimi spun olarak verirsem eğer
zaten bana böyle bir requiem for a dream, habla con ella, natural born killers
havası veren filmde miki amca resmen miki amcaydı
tanınmaz hallerdeyken başka bir insan olduğunu düşünmek istediğim yegane kişi
neyse soundtrackinde pek leziz bir iki hatta üç şarkı vardı ama eşeklik etmiyim
ayrıca mesaj kaygılı 24 hour party people içinse sadece;
medium is the message demek istiyorum.
the breakfast club'ın kompulsif yalancısı olayım ama o kız saçını taramasın
evet sayın seyirciler atacak bok kalmadığına göre ben izninizle gidiyorum,
unutmadan battaniye müessesesinde "dizlik" diye bir kavram var
kendisini ayakta alkışlıyorum, param olsun alıp dağıtırım sizlere...
insan korktuğu şeyle dalga geçermiş
insan korktuğu şeyle dalga geçerek onunla başa çıkarmış
sarı çizmeli mehmet ağa, mehmet ağa sarı çizmeli
miki ruka olan bütün saygımı ve sevgimi rumble fish'te bırakmak istiyorum
zira arkasından izlediğim filmlerde garip ruh hallerine büründürdü beni
misal en son örneğimi spun olarak verirsem eğer
zaten bana böyle bir requiem for a dream, habla con ella, natural born killers
havası veren filmde miki amca resmen miki amcaydı
tanınmaz hallerdeyken başka bir insan olduğunu düşünmek istediğim yegane kişi
neyse soundtrackinde pek leziz bir iki hatta üç şarkı vardı ama eşeklik etmiyim
ayrıca mesaj kaygılı 24 hour party people içinse sadece;
medium is the message demek istiyorum.
the breakfast club'ın kompulsif yalancısı olayım ama o kız saçını taramasın
evet sayın seyirciler atacak bok kalmadığına göre ben izninizle gidiyorum,
unutmadan battaniye müessesesinde "dizlik" diye bir kavram var
kendisini ayakta alkışlıyorum, param olsun alıp dağıtırım sizlere...
4 Şubat 2005
vaya con dios!
yağmurlu havaları severim ama görmemiş gibi yağarsa sevmem
south park ailesi ve ben gazete almaya çıkmıştık ki
baktım olacak gibi değil koşmaya başladım
yerleri de oyle bir yapmışlarki marketin önünde biraz taş biraz mermer
haliyle ben de mario kardeşler gibi sekmeye başladım
üçüncü sekmeden sonra gülmeye de başladım, mahallenin delisi olaraktan
yaklaşık on beş saniyeyi hem koşarak hem de mermer kısımlara basıp kaymamak için
sekerek geçirdikten sonra eve varıp 700 bonus puan aldım
apartman kapısında biri kapıyı tutuyodu
"ben koştuğunuzu gördüm tutayım dedim" dedi ama gülüyordu
muhtemelen hem sekip hem koşmak iyi bir fikir değildi
yağmurlu havaları severim ama görmemiş gibi yağarsa sevmem
south park ailesi ve ben gazete almaya çıkmıştık ki
baktım olacak gibi değil koşmaya başladım
yerleri de oyle bir yapmışlarki marketin önünde biraz taş biraz mermer
haliyle ben de mario kardeşler gibi sekmeye başladım
üçüncü sekmeden sonra gülmeye de başladım, mahallenin delisi olaraktan
yaklaşık on beş saniyeyi hem koşarak hem de mermer kısımlara basıp kaymamak için
sekerek geçirdikten sonra eve varıp 700 bonus puan aldım
apartman kapısında biri kapıyı tutuyodu
"ben koştuğunuzu gördüm tutayım dedim" dedi ama gülüyordu
muhtemelen hem sekip hem koşmak iyi bir fikir değildi
2 Şubat 2005
bir çarşamba...
zaten hava kötü diye "diğer yarım" dediğim adamın yanına gidememişim
bir de üstüne akademik platform çılgınlığı çok güzel geldi
ben daha önce de söylediğim gibi akademik ortamlarda sekmek için fazla toyum
kaynakçadaki bir kitabın basım yılı yazılmamış diye
bir ödevi "lütfen, lütfen ama, lütfen" diyerek ve kaşlarını kaldırarak
bana uzatan ego sorunlu yar doçlara söyleyecek hiç bir lafım yok
hele kendisi "ben sizinle yatay ilişkiye geçiyorum, seviyenize iniyorum" derse
ben de içimden "sen benimle kaşık pozisyonuna geçsen kaç yazar" derim
hele hele "siz ne biçim iktisat mezunusunuz?" sorusunu kaynakça hazırlamakla
bağdaştırmam gerekiyorsa ben tabi ki bu dersten geçemem, geçeni de sevmem
ben küfrü bastıkça "ama sen de hikayesini duysan atamazdın, için elvermezdi okuldan atmaya"
diyen insanlara da "merhametten maraz doğar" demek istiyorum
ayrıca oda arkadaşı olan başka bir akademisyenin kadınla ilgili "ben rahatsız oldum, çıktım"
demesi üzerine kadını öpmek istedim ama akademik platform izin vermedi
tabi ben önce asistanların odasını sonra büroyu sonra da trendkillin evini
birbirine katmak suretiyle ödevi yeniden yazdım ve okula gerisin geri gittim
ödevi verdim ve çıktım ki kendisi ceketimi aldım çıktım eylemiyle paraleldir
mevzu bahis ben olduğum için bu hikaye burda bitmiyor;
"keçinin sevmediği ot burnunda bitermiş" derler ya
bir yakadan diğer yakaya giden bir dolmuşta tek boş yer benim yanımsa
tabi ki ve tabi ki bu kadın gelip oturur ve tabi ki gelip bu kadın oturdu
evet "yuh" diyorsunuz değil mi? ben "yuh" bile diyemiyorum
sadece saygılar sunuyorum ve yarın öbür gün içinde pırıltı gördüğüm birine
destek değil köstek oluyorsam meydanlarda sallandırsınlar beni!
zaten hava kötü diye "diğer yarım" dediğim adamın yanına gidememişim
bir de üstüne akademik platform çılgınlığı çok güzel geldi
ben daha önce de söylediğim gibi akademik ortamlarda sekmek için fazla toyum
kaynakçadaki bir kitabın basım yılı yazılmamış diye
bir ödevi "lütfen, lütfen ama, lütfen" diyerek ve kaşlarını kaldırarak
bana uzatan ego sorunlu yar doçlara söyleyecek hiç bir lafım yok
hele kendisi "ben sizinle yatay ilişkiye geçiyorum, seviyenize iniyorum" derse
ben de içimden "sen benimle kaşık pozisyonuna geçsen kaç yazar" derim
hele hele "siz ne biçim iktisat mezunusunuz?" sorusunu kaynakça hazırlamakla
bağdaştırmam gerekiyorsa ben tabi ki bu dersten geçemem, geçeni de sevmem
ben küfrü bastıkça "ama sen de hikayesini duysan atamazdın, için elvermezdi okuldan atmaya"
diyen insanlara da "merhametten maraz doğar" demek istiyorum
ayrıca oda arkadaşı olan başka bir akademisyenin kadınla ilgili "ben rahatsız oldum, çıktım"
demesi üzerine kadını öpmek istedim ama akademik platform izin vermedi
tabi ben önce asistanların odasını sonra büroyu sonra da trendkillin evini
birbirine katmak suretiyle ödevi yeniden yazdım ve okula gerisin geri gittim
ödevi verdim ve çıktım ki kendisi ceketimi aldım çıktım eylemiyle paraleldir
mevzu bahis ben olduğum için bu hikaye burda bitmiyor;
"keçinin sevmediği ot burnunda bitermiş" derler ya
bir yakadan diğer yakaya giden bir dolmuşta tek boş yer benim yanımsa
tabi ki ve tabi ki bu kadın gelip oturur ve tabi ki gelip bu kadın oturdu
evet "yuh" diyorsunuz değil mi? ben "yuh" bile diyemiyorum
sadece saygılar sunuyorum ve yarın öbür gün içinde pırıltı gördüğüm birine
destek değil köstek oluyorsam meydanlarda sallandırsınlar beni!
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)