23 Kasım 2010


The Frames adlı grubun solistinin
Glen Hansard olduğunu az önce,
tekne kazıntısı kelimesinin anlamını
geçen hafta içinde öğrendim.
insan hep bir şeyler öğrenebiliyor.

20 Kasım 2010

bir sürü şey yazdım
ama hiçbiri asıl söylemek istediğimi anlatmadı
beylik laflarımdan çok var belki
ama ne yeri ne de zamanı,
içimden geçen de onlar değil ha keza
insanın üzgün olması bazen hiçbir şey ifade etmez ya
bu da öyle bir gün,
insan hem katil olup hem de af yasasından yaralanamadı
diye veryansın edemiyor, arsızlık oluyor
ama arsızlık da çok ağır bir kelime gibime geliyor
insanın gibisine gelmemeli aslında hiçbir şey
demek isteyip de diyemediklerim için özür dilerim
yeterince dürüst olmadığım için de hepinizden özür dilerim
buraya yakışacak tek şey bir behçet necatigil şiiridir
onu da siz bulup buluşturun, ben uyumaya gidiyorum
az önce bahçeden bir uçağın havalandığını duydum sanki.

17 Kasım 2010

Onur Ünlü kafası

14 Kasım 2010

bazen olur.
bir cümle içinde sakladığı gerçeklik yüzünden
ağlatıverir sizi ama öyle kana kana değil
sızı gibi.

"Seni sevdiğimi göreceksin... Sevmediğim zaman...
Pablo Neruda"

13 Kasım 2010

Şans oyunlarından hiç anlamam
matematiksel mantığa kafam basmadığından olsa gerek
iddia oynayanları kavrayamam,
bahis kitabının düzeltmesini yaparken de anlamamıştım
ama burcu ve eray üst üste sayısalda kazanınca (tahtaya vurun)
resmen bitim kanlandı
mahallemizdeki iddia bayisini keşfettim
her cumartesi seviyeli bir beraberlik yaşamaya başladık
hep makinaya oynatıyordum,
bir gün burcu ile gidince zorla kalemi elime tutuşturdu
tabii ben verdim veriştirdim, bir kuponda
3 tane 14, 4 tane 38, 3 tane 47 filan çıktı
ilk kez sayısal oynadığımda her kutudan
birer tane işaretlemiştim de bayiideki adam
kuponu dönüp içerdeki herkese gösterip
kahkahayı basmıştı, yani pek de iyi anılarım yok
neyse efem, burcuya bu kuponu duvarına asmasını
bu kadar kötü kupon olamayacağını söyledim
kuponu eve gelince cebimden bile çıkarmamıştım
bu sabah kupon masamdaydı ve kağıtları atarken
onu da elime aldım sonra hadi len dedim,
bakmadan atmayayım.
ve baktım ve ne göreyim? (heyecanlanmayın hemen)
haftalardır avcunu yalayan ben, 3 tutturmuştum
ahahahah evet çok saçma di mi?
burcu "kendi şansını yarat makinaya oynatılmaz" demişti
şansım amortiymiş demek ki
neyse ben şu bayiiye bir uğrayayım
ama makinaya oynatayım yine,
ne olur ne olmaz.

9 Kasım 2010

bazen öyle bıkıverirsin ya, öyle bıktım
bıkmak da değil, bezmek daha çok sanırım
ortada hiçbir şey yok ne yalan söyleyeyim
ama hepsi küçük küçük halı altı çöpü gibi
sıkıldım, konsere gidememe haliyle başladı
konserlere gidememekten sıkıldım
tiyatroları kaçırmaktan sıkıldım
boynumun sürekli ağrımasından sıkıldım
bunları alt alta yazınca hepsinin
eften püften şeyler olmasına rağmen
canımı sıkabilmesine sıkıldım
yer aramıyorum, sadece içim sıkılıyor
mevsim dönümü deyip geçiştirebiliriz
lodos deyip savuşturabiliriz
kayda değer hiçbir şey yok, meraklanmayın

*fotoğrafı Kıbrıs'taki Old Tunnel barında çekmiştim

6 Kasım 2010

eski filmleri izledikçe yeni filmerden etkinlenmem zorlaşıyor
the sting, thirteenth floor, wings of desire
ve benzeri filmlerle başladı bu sanırım
bu sefer de fatih akın'ın çok çok sevdiğim bir kısa filmi için
üç aşağı beş yukarı aynı şeyi hissediyorum
izlediğimde "Süper fikir yahu!" demiştim
şimdi izlediğim başka bir filmde de aynı sahneyi görünce
ne yalan söyleyeyim, "Emeeeen" oldum
hele de film 1934 yapımıysa iyice içerliyor insan
hatta belki başka filmlerde de kullanılmıştır
olay basit aslında;
bir adam ve bir kadın
kadın evden kaçıyordur
bir adamla kalır
dedektifler/polisler gelince de
karı koca gibi kavga ederler
polis de gerçekten evli olduklarına inanır
ve paçayı kurtarırlar
bana çok keyif veren bir film izlediğim için mutluyum
ama kendini tekrar eden sinema için üzgünüm

4 Kasım 2010

Bunu ilk dinlediğimde ya lise sondaydım
ya da üniversite birinci sınıftaydım
az önce yine aklıma geldi...
resmen özlemişim,

Ladies and gentlemen of the class of ‘99

"Wear sunscreen"

If I could offer you only one tip for the future, "sunscreen" would be it.

The long-term benefits of sunscreen have been proved by scientists, whereas the rest of my advice has no basis more reliable than my own meandering experience.

I will dispense this advice NOW!

Enjoy the power and beauty of your youth.

Oh, never mind.

You will not understand the power and beauty of your youth until they’ve faded.

But trust me, in 20 years, you’ll look back at photos of yourself and recall in a way you can’t grasp now how much possibility lay before you and how fabulous you really looked.

You are not as fat as you imagine.

Don’t worry about the future.

Or worry, but know that worrying is as effective as trying to solve an algebra equation by chewing bubble gum.

The real troubles in your life are apt to be things that never crossed your worried mind, the kind that blindside you at 4 pm on some idle Tuesday.

Do one thing every day that scares you.

Sing

Don’t be reckless with other people’s hearts.

Don’t put up with people who are reckless with yours.

Floss

Don’t waste your time on jealousy.

Sometimes you’re ahead, sometimes you’re behind.

The race is long and, in the end, it’s only with yourself.

Remember compliments you receive.

Forget the insults.

If you succeed in doing this, tell me how.

Keep your old love letters.

Throw away your old bank statements.

Stretch

Don’t feel guilty if you don’t know what you want to do with your life.

The most interesting people I know didn’t know at 22 what they wanted to do with their lives.

Some of the most interesting 40-year-olds I know still don’t.

Get plenty of calcium.

Be kind to your knees.

You’ll miss them when they’re gone.

Maybe you’ll marry, maybe you won’t.

Maybe you’ll have children, maybe you won’t.

Maybe you’ll divorce at 40.

Maybe you’ll dance the funky chicken on your 75th wedding anniversary.

Whatever you do, don’t congratulate yourself too much, or berate yourself either.

Your choices are half chance.

So are everybody else’s.

Enjoy your body.

Use it every way you can.

Don’t be afraid of it or of what other people think of it.

It’s the greatest instrument you’ll ever own.

Dance

Even if you have nowhere to do it but your living room.

Read the directions, even if you don’t follow them.

Do not read beauty magazines.

They will only make you feel ugly.

"Brother and sister together we’ll make it through,

Someday a spirit will take you and guide you there

I know that you’re hurting but I’ve been waiting there for you

and I’ll be there just helping you out

whenever I can…"

Get to know your parents.

You never know when they’ll be gone for good.

Be nice to your siblings.

They’re your best link to your past and the people most likely to stick with you in the future.

Understand that friends come and go,

but with a precious few you should hold on.

Work hard to bridge the gaps in geography and lifestyle, because the older you get,

the more you need the people who knew you when you were young.

Live in "New York City" once, but leave before it makes you hard.

Live in "Northern California" once, but leave before it makes you soft.

Travel

Accept certain inalienable truths:

Prices will rise.

Politicians will philander.

You, too, will get old.

And when you do, you’ll fantasize that when you were young, prices were reasonable, politicians were noble, and children respected their elders.

Respect your elders.

Don’t expect anyone else to support you.

Maybe you have a trust fund.

Maybe you’ll have a wealthy spouse.

But you never know when either one might run out.

Don’t mess too much with your hair or by the time you’re 40 it will look 85.

Be careful whose advice you buy, but be patient with those who supply it.

Advice is a form of nostalgia.

Dispensing it is a way of fishing the past from the disposal, wiping it off, painting over the ugly parts and recycling it for more than it’s worth.

But trust me on the sunscreen.

"Brother and sister together we’ll make it through,

Someday a spirit will take you and guide you there

I know that you’re hurting but I’ve been waiting there for you

and I’ll be there just helping you out

whenever I can…"

Everybody’s Free, Everybody’s Free To Feel Good!

Fotoğraf: Zeynep Güçlüten

Ayışığı Tarifesi kadın erkek ilişkileri üzerine bir oyun
ne yalan söyleyeyim ben Şenay Gürler'in hatırına gittim
Daha önce kendisi ile olan röportaj maceramı anlatmıştım
Dün oyunu izlemek için Old City'ye gidince
önce her genç kız gibi tuvalet hakkı kullanmak istedi arkadaşım
ve ikinci bir Murat Menteş vakası yaşadım
Şenay Gürler tuvalete girmek için geldi
ayaküstü hemen 2007'ye dayanan hikayeyi anlattım
arkasından da cd'yi verdim kendisine
hayat ne garip vapurlar filan.