2 Haziran 2008


dün çok zor bir gündü
bitmesi gereken işler bitmedi
işler uzadı, zaman geçmek bilmedi
sonra bir anda bütün her şey bitti
işte o an, tam o an bıraktım
bütün kaslarımı kasmaktan vazgeçtim
insanlar birer ikişer gitmeye başlamıştı
etrafta kimsecikler kalmayınca da
hiçbir önemi kalmadı
kendimi bıraktım
daha önceden kendimi bıraktığım o kollara değil
o kolların kilometrelerce uzağında bir dolmuş koltuğuna
ama günden ziyade zor olan o telefonun masada ölü gibi yatmasıydı
bir nefes bile alamamaktı, bir ses duyamamaktı
ya da belki o sesin artık o ses olmadığını anlama korkusu
her şeyi o kadar muğlak bıraktın ki
ancak açtığın boşluk üstüme bastıkça hissediyorum yokluğunu