evde bana devamlı gerek notlara gerek mesajların sonuna
"her şey iyi olsun" tadında cümleler yazan bir ufaklıkla yaşıyorum
hayat onunla biraz daha neşeli, biraz daha dingin, değişik
*
iki dişli yanyana gelince uyum içinde döner derler ya
iki dişli yanyana gelince uyum içinde de konuşur
mesela iki dişli anlam veremez geleceği bu kadar net gören insanlara
aynı şekilde hayatı son damlasına kadar yaşamaktan ziyade
teğet geçen, yanında duran, yedek kulübesinde bekleyene de anlam veremez
gerek yoktur çünkü, hayat yaşamak için vardır,
korkup kaçmak için değil keza aynı şekilde tadını çıkarmak için vardır
ve tam şu anda takas edilen günün sözlerinden sonra bu gelir;
Fast Food Nation'dan bir sahne,
Ethan Hawke; ''Başarılı olamasalarda tutkularının peşinden giden insanlar,
geçmişlerine baktıklarında diğerlerine oranla daha az pişmanlık duyuyorlar''
ben işte bu yüzden inanılmaz huzurluyum,
sevdim ve arkama bakmadan gittim
sonra bir tarafıma baka baka geri döndüm ama o ayrı mesele
çok özlediğim için cuma gecesi 22.45'te uçağa binip
cumartesi sabahı 10.30'da eve dönen de bendim
çok özlediğim için hırpalayan da bendim
hepsi benim, hepsini ben yaptım,
hepsinin sonucuna da ben katlanıyorum
bu kadar çok "ben" dedikten sonra
benliğimi tamamen halının altına süpürebilirim herhalde