
hani rüzgar nereden eserse derler ya
bugün soldan esti rüzgar
oysa ben denizden esmesini bekliyordum
önce telefonda yerli yersiz bağırdım
sinirlendim de bağırdım, o kadar da yerli yersiz değil
sonra ofiste bağırdım, bildiğin bağırdım
çok kızdım inanılmaz kızdım hem de
incir çekirdeğini doldurmayacak bir şey dediler
belki öyleydi ama işte "küçük şeyler" ya hani
işte o küçük şeyler üzüyor beni
hani o küçük şeyler var ya
üzdüğü kadar da mutlu ediyor
"bu aşamada" diye bir şey yok benim hayatımda
hayat hep rölantide gidiyor
ne duruyoruz ne de trafiği tıkamayacak kadar hızlı gidiyoruz
devamlı bir tedirginlik hali
arkamızda dizi dizi araba sanki geçmek istiyorlar da seslerini çıkarmıyorlar
bir bassalar kornaya bir hır çıkarsalar biz de bütün 'hır'ımızı onlardan çıkaracağız
ama yok kopkoyu bir sessizlik
nokta koymaya niyetlenip de kağıdın yarısını siyaha boyamış gibi
hani derler ya önce kendi evinin önünğ temizle, dünya temiz olsun diye
benim bir diğerini mutlu etmem için önce kendim mutlu olmalıyım değil mi?
sana sordum yahu, beni dinlememek için masanın altına saklansan da
bunlar pazar malı balkon masası yavrum ne bekliyordun ki, neyi saklayacaktı?
hem, saklamak derken, biraz açar mısın?


